Tüp bebek tedavisinde kanıta dayalı olmayan yöntemler ne kadar başarılı?

Tüp bebek tedavilerinde başarı oranı giderek artsa da gelinen noktada bu oran hâlâ istenilen düzeyde değil. VKV Amerikan Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Op. Dr. Senai Aksoy tüp bebek tedavisinde kullanılan kanıta dayalı olmayan yöntemlerin başarı oranlarını derledi. Bir çok tüp bebek merkezinde uygulanan bu kanıta dayalı olmayan tedavilerin bazıları ise şöyle:

Aspirin ve Heparin Kullanımı
Yapılan çalışmalar tekrarlayan gebelik kayıplarının en önemli nedenlerinden birisinin "anti fosfolipid sendrom" olduğunu göstermektedir. Bu sendromda, pıhtılaşma mekanizması bozularak kılcak damarlar içerisinde mikroskobik pıhtılar oluşmakta ve gelişmekte olan fetusa giden kan akımını azaltarak ölümüne sebep olmaktadır.

Anti fosfolipid sendromunda düşük doz aspirin veya heparin kullanımının olumlu sonuçlar verdiği ve canlı doğum oranını artırdığı tespit edilmiştir.

Diğer yandan tekrarlayan tüp bebek başarısızlıklarında aspirin ve heparinin faydalı olduğunu gösteren çalışmalar olsa da bunun tersini gösteren çalışmalar da vardır. Şimdiye kadar bu konuda yapılan çalışmaların hepsine bakıldığı takdirde düşük doz aspirin kullanımının tüp bebek ve mikroenjeksiyon durumlarında klinik gebelik oranlarını artırmadığı gibi düşük ve dış gebelik oranlarını da değiştirmediği gözlenmektedir.

Embriyo Glue (Embriyo yapıştırıcısı)
Embriyo glue embriyoların transferi esnasında kullanılan bir kültür ortamıdır. İçerisinde Hyaluronan adı verilen bir madde vardır. Bu maddenin embriyonun rahime yerleşme oranını artırdığı iddia edilmektedir. Hyaluronanın embriyo ile rahim iç dokusu arasındaki ilişkide nasıl bir rol oynadığı belirgin değildir. Ancak hyaluronanın hücreler arası bağlantıyı güçlendirdiği, yeni damar oluşumuna yol açtığı ve kültür sıvısının akışkanlığını azaltma etkisi oluşturduğu iddia edilmektedir. embriyo glue'nun kullanımının, tüp bebek uygulamalarında hamilelik şansını artırdığını gösteren yeterli sayıda bilimsel kanıt yoktur.

Antioksidan kullanımı
Antioksidan maddelerin embriyoların laboratuvar ortamında gelişimine etkisi konusunda bir çok çalışma yapılmıştır. Ancak bu konularda bir fikir birliği oluşmamıştır. Antioksidan tedavisinin erkek kısırlığında etkili olabileceğini bildiren yayınlar mevcuttur. Özellikle sigara kullanan erkeklerde C vitamiminin kullanımının sperm kalitesini artırdığı gösterilmiştir.
Aynı şekilde A ve E vitaminleri üzerinde de bir çok çalışma vardır. Ancak antioksidan tedavisi güvenli dozların aşılması durumunda aksine zararlı olmaktadır. A vitamininin yüksek dozda alınması bebekte ürogenital ve kas sistemini ilgilendiren sakatlıklara yol açabilir. Aynı şekilde yüksek doz C vitamini kadında yumurtlamayı bloke edebilmektedir.

Embriyo transferi sonrasında destekleyici tedavi zamanlaması
Tedaviye başlama ve bitirme zamanı, tedavinin veriliş yolu ve dozu konusunda bir görüş birliği yoktur. Görüş birliği olmayan bir diğer konuda hamilelik oluşması durumunda tedavinin ne kadar süreyle devam edeceği konusundadır. Bu tedavinin hamilelik tespit edildikten sonra devam edilmesinin düşük oranlarını azalttığına dair herhangi bir kanıt yoktur. Ancak günümüzde bir çok tüp bebek merkezi bu tedaviyi plasentanın oluşumuna kadar, yani 12. haftaya kadar sürdürmektedir.

Viagra
Rahim içi dokusunun (endometrium) kalınlaşmasının rahime gelen kan akımına bağlı olduğu ve bunun tüp bebek tedavisi başarısı üzerindeki etkisi net olarak bilinmektedir. Viagra vücutta bulunan ve damarların genişlemesini sağlayan nitrik oksitin etki süresini uzatır. Bundan dolayı Viagra'nın rahim içi kalınlaşmasının yetersiz olduğu durumlarda kullanımının başarı oranını artırabileceği bildirilmektedir. Ancak Viagra kullanımı öncesi rahim içinde yapışıklık olmadığı histeroskopi ile gösterilmelidir.

Magnetik sperm seçimi (sperm mıknatısı)
Sperm sayısının az olması (oligospermi), hareket kapasitelerinin düşük olması (astenospermi) ve morfolojik bozukluklar (teratospermi) erkek kısırlığında rol oynayan önemli parametrelerdir. Son yıllarda yapılan çalışmalar bu spermlerde normal mikroskoplarla tespit edilemeyen başka bozuklukların da olduğunu göstermiştir.

Sperm faktörü olan durumlarda bu nedenlerle hamilelik oranlarının azaldığı öne sürülmektedir. Bu spermlerde apoptozis (hücrenin programlı ölümü) oranlarının arttığı bildirilmiştir. Sperm parametrelerini bozan genetik, ısı, kimyasal maddeler gibi etkenler aynı zamanda apoptozis oranını da artırmaktadır.
Apoptotik sperm hücrelerini mikroenjeksiyonda kullanmamak için Magnetic Activated Cell Sorter (MACS) denen bir teknoloji kullanılmaktadır. Bu teknik mikroenjeksiyon uygulanacak erkek kısırlığı durumlarında ümit verici olsa da bu konuda kesin görüş bildirmemizi sağlayacak yeterli çalışma yoktur.

Ko-Kültür (yapay rahim)
Tüp bebek tedavisinde kullanılan tartışmalı tekniklerden birisi de kültür ortamında insan embriyolarının gelişimini desteklemek üzere "besleyici hücreler"in (farklı türdeki hayvanlardan farklı hücre tipleri) kullanımıdır. Ko-kültürlerin (besleyici hücrelerin) kullanımı ile embriyo kalitesinin arttırıldığı bazı yayınlarda raporlanmıştır. Literatürde bununla çelişen bilgiler ise embriyo kalitesinde veya hamilelik oranlarında herhangi bir artış olmadığını göstermektedir. Genel olarak Ko-kültür kullanımının IVF başarı oranlarını yükselttiği yolunda bir ifade şu an için ispatlanmış değildir. Ülkemizde ko-kültür tekniği "yapay rahim" gibi aldatıcı bir isimle daha çok ticari amaçla kullanılmaktadır. Bilimsel olarak faydası ispatlanmamış bu teknik daha önce başarısız denemeleri olan çiftlere mucize ve çok ileri bir teknik olarak sunulmaktadır.

Lenfosit aşısı yapılması
Bu yöntemde babadan alınan kan içinden ayrılan lenfosit hücreleri annede cilt altına verilerek bağışıklık sistemi değiştirilmeye çalışılmaktadır. Tekrarlayan gebelik kayıpları olan çiftlerde önerilmiş ancak bu grupta dahi etkinliği kanıtlanmamış bir tedavi yöntemidir (Ober 1999).

Tüp bebek başarısızlıkları olan çiftlerle ilgili tek bir çalışma yayınlanmış ve bu çalışmada sonuçların aşılamayı takip eden ilk 6 ay içinde tüp bebek yaptıran olgularda yükseldiği gösterilmiştir (Kling 2002). Ancak bu tedavinin de diğerleri gibi etkinliği iyi planlanmış çalışmalarda gösterilememiştir.

DHEA (Dehidroepiandrosteron)
DHEA böbrek üstü bezinden salgılanan bir hormondur. DHEA'nın yumurtalık cevabı zayıf kadınlarda kullanılmasının bu kadınlarda tüp bebek tedavisi başarısını artırdığını gösteren bazı çalışmalar vardır. Ancak bu iyimser sonuçlar sadece 3 bilim adamından ve iyi yapılmamış klinik çalışmalardan gelmektedir. Dolayısıyla bu konuda görüş bildirmek için daha fazla çalışmaya ihtiyaç vardır.

*Bu sitede yazı yayınlatmak için tıklayın!