Adana Numune Hastanesi'nde görevli Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Psikiyatrist Dr. Sümer Öztanrıöver, yaptığı açıklamada, kekemeliğin, çocukların ruhsal yaşamlarında ve sosyal uyumlarında sorunlara neden olduğunu belirtti.

Hayatlarını etkilemiyor, kontrol ediyor

Konuşmanın, iletişimin ve kişilik oluşumunun önemli unsurlarından biri olduğuna dikkati çeken Öztanrıöver, kekemeliğin bir hastalık değil, alışkanlık olduğunu ve yüzde 90 oranında 6 yaşından önce ortaya çıktığını ifade etti.

Erken dönemde tedavi edilmeli

Ergen dönemde tedavinin zor olduğuna, bu nedenle küçük yaşta önlem almanın gerekliliğine değinen Öztanrıöver, "Kekemelik, tüm alışkanlıklar gibi öğrenme yoluyla kazanılır. 2-3 yaş dönemi, konuşmanın yeni öğrenilmeye başlandığı dönemdir. Çocuk sabırsız ya da hızlı konuşan bir yetişkin karşısında, söyleyeceklerini bir an evvel söyleme stresi içine girer. Konuşmanın düzeltilmesi ile çocuğun stresi artar, konuşmak için daha çok çaba harcar ve böylece alışkanlık yerleşir. Dinleyiciye göre, kekemelik artabilir ya da azalabilir. Heyecan, kaygı, öfke gibi stresli koşullarda artar ya da sadece bu koşullarda ortaya çıkar" diye konuştu.

Yavaş ve tane tane konuşun

Konuşma hızımızı yavaşlatmak, bu bozukluğun tamamen ortadan kalkmasını sağlayabilir. Yavaş ve tane tane, kelimeyi uzatarak konuşmak, vurgulanmasını istedikleri kelimeleri heceleyerek söylemek, çocuklarda bu şekilde konuşmayı öğrenmeyi sağlar. Küçük çocuklarda kekemeliğin en önemli nedeni olan hız stresinin aşılmasına yardımcı olur.

Çocuk program sunucuları yavaş konuşmalı

Çocuk programı sunucuları çok hızlı konuşarak, kekemelik riskini artırıyorlar. Tane tane ve hece vurgusu içinde konuşmaları, onları izleyen ve taklit eden çok fazla çocuğa yardımcı olmalarını sağlayacak.

*Bu sitede yazı yayınlatmak için tıklayın!