KadıköyŞifa Sağlık Grubu Ataşehir Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Prof. Dr. Fuat Demirci, doğumdan ergenlik dönemine kadar geçen sürede yumurta üretimi olmadığını ve varolan yumurtaların bir kısmının özelliğini kaybettiğini belirtiyor ve uyarıyor:

"Gebeliği ötelemeyi düşünen kadınlar mutlaka yumurtalık rezervlerine baktırmalıdır. Yumurtalık rezervi ultrasonografik muayene ve hormon testleri ile kolayca değerlendirilebilir. Bu önlem gereksiz zaman ve para kaybını önleyecektir."

Kız çocukları doğduklarında yumurtalıklarında 400 bin civarında yumurta bulunur. Doğumdan ergenlik dönemine kadar geçen sürede yumurta üretimi olmaz ve varolan yumurtaların bir kısmı özelliğini kaybeder. Ergenlik ile birlikte her ay bir grup yumurta olgunlaşmak üzere gelişmeye başlar ancak bir veya iki tanesi olgunlaşırken diğerleri yok olur. Bu doğal fizyolojik bir süreçtir. Yaş arttıkça yumurtalık depoları azalmaktadır ve kalanların kalitesi düşük olmaktadır. 38 yaşında kalan yumurta sayısı 25 bin kadardır.

En Kritik Yaş; 37

Kadınlarda gebe kalma olasılığı yaş arttıkça azalmaktadır. Yumurtalıklar için bu kritik yaş değeri 37’dir. Tüp bebek uygulamalarında 25 yaşında bir kadının doğurma olasılığı yüzde 36, 40 yaşında yüzde 16, 44 yaşında ise yüzde 5’in altındadır.

Çocuk sahibi olmayı düşünen kadınlar, yumurtaları olumsuz etkileyen aşağıdaki durumlarda mutlaka yumurtalık rezervini değerlendirmelidirler. Ayrıca;

• Günde 10’dan fazla sigara içmek,
• Radyasyona maruz kalmak veya kemoterapi almak,
• Çikolata kistinin olması,
• Yumurtalıkla ilgili ameliyat geçirmek,
• Ailede erken menopoz hikayesinin olması
yumurtalık rezervini azaltan sebepler arasında yer alır...

Bu faktörler dışında vücutta yıkım ürünlerini artıran, dokulara olumsuz etkisi olan uyuşturucu, toksik madde kullanımı, uzun süreli yüksek oranda alkol kullanımı ve bazı metabolik ve immünolojik hastalıklarda uzun süreli ilaç kullanımı da ovum depolarını etkilemektedir. Doğurganlık potansiyelini korumak ve sürdürmek isteyen kadınlar yukardaki risk faktörlerinden uzak durmalıdır.
Ayrıca, bu risk faktörlerini taşımayan üreme potansiyelini ve yumurta depolarının durumunu merak eden her kadın ultrasonografik muayene ve hormone tahlilleri ile bilgi sahibi olabilir.

Bu Sinyallere Dikkat!

Yumurtalıkların üreme fonksiyonlarında azalmayı gösteren bulguların da akılda tutulması gerekir.
Bunlar;

• Adet kanamalarının birbirine yaklaşması ve kısalmasıdr. Daha önceleri 28–30 günde bir adet gören kadınlarda kanamalar 20-27 günde bir olmaya başlar. Bazen daha kısa da olabilir. Kanama miktarı değişmeyebilir. Bazı kadınlarda ise bu süre uzar.
• Yumurtalık fonksiyon bozukluğu bulgularından biri de düşük sayısının artmasıdır. Bu tedavi ile oluşan gebeliklerde de görülebilir.
• Tüp bebek veya aşılama tedavilerinde yumurtalıkların uyarılması sonucunda gelişen yumurta sayısının az olması. Bu duruma yüksek doz ilaçlar da etkili olmaz ve tedavi başarısını düşüren önemli bir faktördür. Tedavisi de yoktur.

Günümüzde kadınların eğitim ve kariyer planları birlikteliğinde gebeliği ötelemeyi getirmiştir. Tüp bebek merkezleri hastalarının önemli bir kısmını bu yaş grubu hastalar oluşturmaktadır. Gebeliği ötelemeyi düşünen kadınlar mutlaka yumurtalık rezervlerine baktırmalıdır. Yumurtalık rezervi ultrasonografik muayene ve hormon testleri ile kolayca değerlendirilebilir. Bu önlem gereksiz zaman ve para kaybını önleyecektir.

*Bu sitede yazı yayınlatmak için tıklayın!